gazel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gazel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2010 Cuma

ŞİİRDE YAPI

Nasıl ki mimari eserler çeşitli yapı taşlarından, birimlerden oluşuyorsa şiirde anlam ve sesin kaynaşmasından oluşan birimlerden oluşur.Bu kaynaşmanın sonucunda ortaya mısra,beyit,dörtlük,bent gibi birimler kendi aralarında çeşitli birliktelikler oluşturarak nazım şeklini ortaya çıkarırlar.

Şimdi şirle ilgili yapıtaşları olan unsurları görelim:

Nazım birimi: Şiirsel yaratılarda anlam bütünlüğü taşıyan en küçük parçaya nazım birimi denir.
a) Mısra (dize): Bir şiirin her bir satırına mısra denir.Şiirde anlam genellikle bir mısrada tamamlanmaz, Birkaç dize bir araya gelerek anlamı tatamlarlar. Divan edebiyatında tek mısralık yazılan şiirlere azade adı verilirdi.Örneğin Osmanlı devrinde bazı nüktedan şahsiyetlerin ecza dolaplarının üzerine yazdırdıkları "Ne ararsan bulunur derde devadan gayrı." mısrası azade şiire bir örnektir.

b) Beyit: İki mısradan oluşan kümelenmelere beyit denir.Divan edebiyatının karakteristik nazım birimi beyittir.

Şeb-i yeldayı müneccimle muvakkıt ne bilür
Mübtela-i gama sor kim geceler kaç saat

c) Dörtlük: Dört mısradan oluşan kümelenmelere dörtlük denir.

Yağmur üstüme üstüme
Varsın yağsın küçük hanım
Ben yağmurdan yaştan değil
Aşkından sırılsıklamım

d) Bent:İkili ve dörtlü mısra kümelenmelerinin haricindeki diğer tüm kümelerin adına bent denir.Yani üçlü, beşli,altılı,yedili mısra kümelerine bent diyeceğiz.

Boş ve ümitsizdir akşamın hüznü
Bu tenha çeşmede bir an yüzünü
Seyredenler altın sazlar içinde
Ruh muammasının ürperişinde
Kaybolmuş sanırlar kendilerini

20 Şubat 2010 Cumartesi

GAZEL İNCELEMESİ (beni candan usandırdı)

Beni candan usandırdı cefadan yar usanmaz mı
Felekler yandı ahımdan muradım şem'i yanmaz mı


Sevgili beni canımdan usandırdı, cefa yapmaktan usanmaz mı? Ahımdan felekler (gökler) yandı, dilek mumum yanmaz mı?

Şair, bu beyitte sevgilisinin nazından, cefasından bıkıp usandığını; ama sevgilisinin naz yapmaktan eziyet etmekten bir türlü usanmadığını söyleyerek bir edebi sanat oluşturuyor."candan usanmak ile yar usanmaz mı" söz gruplarında tekrir sanatı, mısra sonlarındaki soru anlamlı sözcüklerde istifham sanatı, "ahından göklerin yanması" söz grubunda mübalağa sanatı, "dilek mumunun yanması"nda eski şaman adetlerine telmih sanatı, "feleklerin yanması ile dilek mumunun yanmaması" arasında ise tezat sanatı yapılmıştır.

Kamu bimarına canan deva-yı derd eder ihsan
Niçin kılmaz bana derman beni bimar sanmaz mı


Sevgili, bütün hastaların derdi için ilaç veriyor ama bana ilaç vermiyor.Yoksa beni hasta sanmıyor mu?

Şair, sevgilisinin kendi aşkıyla hasta olanları, güzelliğiyle tedavi ettiğini belirtiyor.Fakat sevgili şaire yüz vermemekte, onu kendine yaklaştırmamaktadır.Şair ise bu durumdan rahatsızlığını dile getirmektedir.Acaba sevdiği kişi onu hasta (aşık) saymamakta mıdır?

Bimar (hasta), dert, deva, derman sözcükleri tıbbi terimler olarak tenasüp sanatı oluşturuyor. "Niçin kılmaz bana derman" istifham sanatı görülmektedir.

Şeb-i hicran yanar canım döker kan çeşm-i giryanım
Uyarır halkı efganum kara bahtım uyanmaz mı



Ayrılık gecesi canım yanar, gözlerim kanlı yaşlar döker.Feryadım halkı uyandırır, kara bahtım hala uyanmaz mı?


Mısra sonundaki soru cümlesinde istifham sanatı vardır.Şair bu sorunun cevabını biliyor yani kara bahtının değişmeyeceğini biliyor.Bu tecahül-i arif sanatıdır.Gözlerinden yaş yerine kan akması mübalağa sanatına örnektir.


Gül-i ruhsarına karşı gözümden kanlı akar su
Habibim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı

Gül yanağına karşı gözümden kanlı sular akar.Ey sevgilim,gül mevsiminde akanrsular bulanmaz mı?

Gül yanak söz grubunda teşbih-i beliğ vardır.Akarsular sözü ile gözyaşının benzeildiği varlık oluyor.Sadece benzetilenle yapılan benzetmelere açık istiare denir.Ve şair yine cevabını bildiği bir soru sorarak tecahül-i arif sanatı oluşturuyor. Gözyaşlarının çokluğunu akarsuya benzetmekle mübalağa sanatı oluşturuyor.


Gamım pinhan tutardım ben, dediler kıl yare ruşen
Desem ol bi-vefa bilmen inanır mı inanmaz mı

Ben derdimi gizliyordum; "Derdini sevgiliye aç." dediler.Derdimi söylesem acaba o vefasız inanır mı inanmaz mı?

Şair bu beyitte gerçekten cevabını bilmediği bir soru yöneltiyor.O halde istifham sanatı yaparak tereddünü yansıtıyor. pinhan(gizli), ruşen(açık) sözcükleri de yine şairin ruh halini,tereddünü yansıtarak tezat sanatı oluşturmaktadır.

Değildim ben sana mail, sen ettin aklımı zail
Bana ta'n eyleyen gafil, seni görgeç utanmaz mı

Ben sana meyilli değildim,aklımı yok eden sen oldun.Bu aşktan dolayı beni kınayan gafiller senin güzelliğini görünce utanmazlar mı?

Şair bu beyitte Yusuf ile Züleyha kıssasındaki bir olaya hatırlatma yapmaktadır.(Züleyha'nın kölesi Yusuf'a aşık olmasını kınayan soylu hanımları davet ederek ellerine meyve ve bıçak veren Züleyha Yusuf'u onlara gösterince onun güzelliğinden ellerini keserler.Bu olay üzerine Züleyha'dan özür dilerler) Bunun gibi hatırlatmalara telmih sanatı denir.sanatı denir.Yine soru cümlesiyle bitiyor mısramız; istifham sanatıdır.


Fuzuli rind-i şeydadır, hemişe halka rüsvadır
Sorun kim bu ne sevdadır, bu sevdadan utanmaz mı?

Şair bu beyitte kendinden farklı bir adammış gibi bahsediyor.Buna tecrit sanatı denir.Şaire sorulması gereken soru istifham sanatını oluşturuyor.Fuzuli kelimesinin "boşu boşuna" anlamı "çılgın aşık" söz grubunun sıfatı olursa tevriyeli kullanılmış olur tabiki tevriye sanatı dememiz gerekir.


NOT:Gazelin beyitleri ortadan ikiye bölünebilme özelliği gösteriyor.Buna "musammat gazel" dendiğini unutmayalım.Musammat gazellerde iç kafiye özelliği kullanılır.

kamu bîmârına cânân / deva-yı derd eder ihsan
niçün kılmaz bana derman / beni bîmar sanmaz mı


Gazelin ilk beyti matla,son beyti makta olmaktadır.Fuzulinin mahlasının geçtiği beyit mahlas beyti ya da taç beyit,şiirin en güzel beyti de beytü'l-gazel olmaktadır.

12 Şubat 2010 Cuma

NAZIM ŞEKLİ - NAZIM TÜRÜ AYRIMI

NAZIM ŞEKLİ:

Manzum eserlerin kafiye şeması, ölçüsü, nazım birimi, vb. dış özelliklerine göre adlandırılmasıdır.

Örnek: koşma, semai, gazel, türkü,kaside


NAZIM TÜRÜ:

Manzum eserlerin işledikleri konuya göre aldıkları adlardır.

Örnek:

Koşma nazım türleri: güzelleme, koçaklama, taşlama, ağıt

Kaside nazım türleri: medhiye,mersiye,naat,münacaat,hicviye